Güven Nedir Kısa? Felsefi Bir Yolculuk Üzerine Düşünceler Bir filozofun sessiz masasında, düşüncenin başlangıç noktası genellikle bir sorudur: “Güven nedir?” Bu soru, insanın hem kendine hem de dünyaya yönelttiği en kadim sorgulamalardan biridir. Güven, ilk bakışta basit görünür; birine inanmak, bir şeye dayanmak gibi. Ancak felsefi açıdan bakıldığında, güven yalnızca bir duygu değil, bir varoluş biçimidir. Etik Perspektiften Güven: İnsanın İnsana Verdiği Söz Etik düzlemde güven, insanın insana verdiği bir sözdür. Bu söz, yazılı olmayan ama hissedilen bir antlaşmadır. Aristoteles’in erdem etiğinde olduğu gibi, güven de bir karakter meselesidir. Yalnızca dürüstlükle değil, istikrarlı bir ahlaki tutumla da ilişkilidir. Etik anlamda…
14 YorumKategori: Makaleler
Kâmet Nasıl Getirilir? Hadisler Işığında Ritmin, Niyetin ve Topluluğun Dili Bazen bir caminin kapısından içeri girersin; ezanın dingin çağrısı çoktan ufka karışmıştır. Bir anlık sessizlik… Sonra kâmet yükselir: kısa, canlı, sanki “hadi başlayalım” diyen bir nabız. İşte o an, kalabalığın içindeki herkes aynı ritme bağlanır. Kâmet, sadece namaza başlangıç işareti değildir; niyetin toparlanması, kalbin hizaya girmesi ve topluluğun tek saf hâline gelmesidir. Bu yazıda “Kâmet nasıl getirilir hadis?” sorusunu; kökeni, günümüzdeki uygulamalar ve geleceğe uzanan yankılarıyla konuşalım. Köken: Hadislerde Kâmetin Ritmi ve Gerekçesi Hadis kaynaklarında kâmetin, ezandan farklı bir ritme sahip olduğu açıkça görülür. Sahih rivayetlerde Bilâl’e ezanın cümlelerini iki…
8 YorumGüncellemeler nasıl bakılır? Öğrenmenin yenilenme süreci üzerine pedagojik bir bakış Bir eğitimci olarak yıllar içinde fark ettiğim en temel gerçek şu: Öğrenme, durağan bir bilgi birikimi değil; sürekli bir güncelleme sürecidir. Tıpkı telefonlarımızın, bilgisayarlarımızın veya uygulamalarımızın güncellenmesi gibi, insan zihni de yeni durumlara, deneyimlere ve bilgilere uyum sağlamak için kendini yeniler. Bu yüzden “Güncellemeler nasıl bakılır?” sorusu yalnızca teknolojik bir rehber değil, aynı zamanda eğitimin özünü anlamak için felsefi bir davettir. Güncelleme: Bilginin değil, bilincin yenilenmesi Öğrenme kuramları, insanın bilgiye yaklaşım biçimini açıklarken aslında bir tür “zihinsel güncelleme” sürecinden bahseder. Davranışçı yaklaşım, öğrenmeyi dışsal tepkilerle açıklarken, güncellemeyi yeni davranış kalıplarının…
12 YorumKaolin Kili 100 Litre Suya Ne Kadar? Bilim, Toprak ve Biraz da Tutku Bazen en heyecan verici sorular en pratik olanlarıdır: “100 litre suya kaolin kili ne kadar koysam?” Bu, tarlada güneşi sırtında hisseden çiftçinin, evde doğal bakım karışımı peşindeki meraklının ve laboratuvarda kıvam ölçen mühendisin ortak sorusu. Ben de bu satırları, toprağın kokusunu ve bilimin disiplinini aynı kapta karıştırmayı seven bir blog yazarı olarak yazıyorum. Gel, bu basit görünen oranın arkasındaki kökene, bugüne ve geleceğe birlikte bakalım. Hızlı cevap (ama lütfen tüm yazıyı da oku): Tarımsal yaprak kaplama ve koruyucu film uygulamalarında yaygın başlangıç oranı 100 L suya 3–5…
11 YorumGiriş: Antropoloğun Ölçüler Arasındaki Yolculuğu Kültürlerin çeşitliliğini anlamaya çalışan bir antropolog için hiçbir ölçü birimi, yalnızca bir sayısal değer değildir. Her ölçü, insanın doğayla, toprakla ve zamanla kurduğu ilişkinin bir göstergesidir. 10 dönüm kaç dekar? sorusu, ilk bakışta teknik bir hesap gibi görünür; oysa bu basit dönüşüm, insanın toprağa yüklediği anlamların, kimliklerin ve sembollerin de bir yansımasıdır. Benim için bu soru, sadece “ölçü” değil, kültürün kendisini anlamanın bir kapısıdır. Çünkü her toplum, toprağı ölçerken aslında kendi varlığını, üretim biçimini, aidiyet duygusunu ölçer. — 10 Dönüm Kaç Dekar? Önce cevabı verelim: 1 dönüm = 1 dekar = 1000 metrekare Dolayısıyla 10…
12 YorumKanserin En Kötüsü Hangisi? – Mizahla Ciddi Bir Konuya Bakış “Gel biraz gülerek konuşalım” diyen bir giriş Hayat bazen ciddi konuları bile kahkahayla konuşmamızı ister. Çünkü korktuğumuz şeyleri tiye alabilmek, onlara güç vermemek demektir. İşte bugün de öyle bir konuyla geldim: Kanserin en kötüsü hangisi? Evet, kulağa biraz ürkütücü geliyor ama merak etmeyin, bu yazı bir doktor raporu gibi değil; daha çok kahve eşliğinde yapılan bir sohbet gibi olacak. Bir yanda stratejik planlarıyla sahneye çıkan erkeklerin “En tehlikeli olanı bul, hemen yok et!” bakışı… Diğer yanda kadınların “Hangisi insan hayatını daha çok etkiliyor, en çok korkutan hangisi?” diye sorgulayan empatik…
12 Yorum“Yeni Nüfusu Kaç?” Sorusunu Doğru Sormak: Tarih, Yöntem ve Güncel Tartışmalar Nüfusu Saymak: Basit Bir Rakamdan Fazlası “Yeni nüfusu kaç?” sorusu kulağa tek cümlelik bir cevap isteği gibi gelse de, demografi dünyasında bu soru; ne zaman, nerede ve hangi yönteme göre ölçtüğünüze bağlı olarak değişen bir dizi teknik tercihi içerir. Bir ülkenin ya da kentin nüfusu, belirli bir tarihteki tahmin (estimate) ya da sayım (census/kayıt) sonucuna göre açıklanır; projeksiyonlar ise geleceğe dönük senaryolardır. Birleşmiş Milletler’in World Population Prospects 2024 revizyonu, 1950’den bugüne ülkeler için karşılaştırılabilir tahmin ve projeksiyonlar sunar; küresel nüfusun bu yüzyılın ortalarında zirveye yaklaşacağına dair güncel bir çerçeve…
8 YorumKamu Çalışanları Kimler Oluyor? İnsan Hikâyeleriyle Bir Kamu Dünyası Yolculuğu Bir sabah belediye binasının önünden geçerken dikkat ettim: gri montlu, elinde dosyalarla yürüyen bir adam, telefonu kulağında “evrak yetiştiriyorum” diyordu. Aynı anda yan tarafta okul bahçesini süpüren bir görevli, öğrencilerle şakalaşıyordu. Belki hastanede nöbet tutan hemşire, belki il müdürlüğünde sabahlayan bir mühendis… Hepsi farklı mesleklerde ama aynı tanımın içinde birleşiyorlar: kamu çalışanı. Peki kamu çalışanları kimler oluyor? Sadece memurlar mı, yoksa görünmez bir sistemin sessiz kahramanları mı? — Kamu Çalışanı Ne Demek? Kâğıttaki Tanımın Ötesinde Kamu çalışanı, en basit tanımıyla devletin sunduğu hizmetleri yürütmekle görevli kişidir. 657 sayılı Devlet Memurları…
8 YorumKamelya Çiçeği Evde Yetişir mi? – Stratejik Erkekler, Empatik Kadınlar ve Bitki Dramı Evde çiçek yetiştirmek kimine göre terapi, kimine göre ise bir “başarı – başarısızlık” hikayesidir. Hele konu kamelya çiçeği olunca işler biraz karışıyor. Çünkü kamelya öyle sıradan bir bitki değil; narin, alıngan, biraz da “ben özelim” diyen bir karaktere sahip. Bu yazıda, kamelya çiçeğini evde yetiştirmenin inceliklerini, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımlarıyla kadınların duygusal empatisini harmanlayarak mizahi bir dille ele alacağız. Hazırsanız, hem gülelim hem öğrenelim! Kamelya: Bitkiler Dünyasının Diva’sı Kamelya çiçeği, doğanın kırmızı halısında yürüyen bir yıldız gibidir. Güzelliğiyle büyüler, ama ilgisizlik gördüğünde anında küser. Güneşi fazla verirseniz…
10 YorumToplumsal Yapıların Gölgesinde Bir Ülkenin Doğuşu: Paraguay’ın Bağımsızlık Hikâyesi Bir araştırmacı olarak, toplumları anlamanın en güçlü yollarından birinin tarihsel dönüm noktalarına bakmak olduğuna inanırım. Her bağımsızlık hikâyesi, yalnızca politik bir kopuş değil; aynı zamanda toplumsal normların, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin yeniden inşa edildiği bir süreçtir. Paraguay’ın bağımsızlığı da tam olarak böyle bir örnektir. 1811 yılında İspanya’dan bağımsızlığını ilan eden Paraguay, sadece bir devletin doğuşunu değil, aynı zamanda yeni bir toplumsal kimliğin şekillenişini simgeler. Paraguay Ne Zaman Bağımsız Oldu? Paraguay, 14 Mayıs 1811 gecesi başlayan halk hareketlerinin ardından 15 Mayıs 1811’de resmen bağımsızlığını ilan etti. Bu tarih, ülkenin yalnızca dış…
16 Yorum